şilebezi
ŞİLE BEZİ YAPILIŞI VE ÖRNEKLER

Şile ve çevre köylerinde olduğu gibi köyümüzde de şile bezi dokuma ve işleme işleri yaklaşık yüz elli seneden beri yapılmaktadır. Sanayinin gelişmesi ve otomatik tezgahların kurulmasından sonra fabrikasyon imalatların başlamasıyla el dokuması şile bezi imalatı yavaş yavaş yerini makinalara bırakmıştır. Bu olay da her evin altında kurulu olan DÜZEN adı verilen tezgahların ortdan kalkmasına neden olmuştur.

Bilindiği gibi Şile bezinin özü pamuklu ipliktir. Yıllar önce PAPAZ'lı, İngiliz diye iki çeşit pamuk ipi ham olarak çeşitli yollardan, bez dokuyan insanların hizmetine sunuluyordu. Dört köşe paketler halinde satılan pamuk iplikleri 36, 40, 48 burumlu idi. Bir burumdan 5 kelep iplik çıkıyordu. Papazlı, İngiliz marka pamuk ipinin bez haline gelmesi için, değişik işlemlerden geçiyordu. Paketlerden burumlar alınır, Kelepler ayrılır, iki elin yardımıyla Kelepler açılır, bir kazanda kaynayan undan yapılan çorba kıvamında çiriş ismi verilen sıvıya daldırılır. Kaynayan çiriş içinde Kelepler iyice karıştırılır, çiriş soğumaya alınır, ılık hale gelince Kelepler çiriş içinden çıkarılır, iki el yardımıyla çırpılır daha önce hazırlanan pamuk sırıklarına asılırdı. Kuruyan Kelepler toplanır, ELEMNE denilen tahta çıtadan imal döner bir sehpaya takılır. Kelepten pamuk ipi ucu bulunur, ÇIKRIK'taki kaleme (Baldırandan, Kamıştan) tutturulur, çıkrık kolu elle çevrilerek kalemlere pamuk ipi sarılırdı. Bu kalemlerden 40 adeti çözgüye takılarak kalemler çözülür. Zincir veya yumak halinde toplanan ipler, düzen adı verilen dokuma tezgahındaki ip uçlarına tek tek eklenip, Tarak, Mekik, Kücü, Tefe, Ayaklık, Kamçı'dan oluşan tezgahta 40 cm eninde 20 metre boyunda bez haline getirilir. Kireç kaymağı, karbonat bir leğene konulur içine deniz suyu doldurulur, bezler su içinde beyazlatmaya bırakılır. Beyazlanan Şile bezi denizde birkaç kez çırpılıp kum üstünde veya kaya üstünde güneşte kurutmaya bırakılır.

Şile bezinden; gecelikler, sabahlıklar, bluzlar, bay ve bayan gömlekleri, masa örtüleri, çay takımları, sehpa örtüleri, namaz örtüleri, işlemeli salon perdeleri, mutfak önlükleri, keseler, lavanta torbaları yapılır, yerli ve yabancı müşterilerin beğenisine sunulur. Şile bezine, Şile motifleri rengarenk floş ipliklerle işlenir. Köyümüzde her evde her yaştan bayan Şile işi işlemesini bilir ve tamamlanan işlere değişik örneklerle iğne oyası zevkle yapılırdı. Şile bezi dokuyan tezgahların bir bir kaybolduğunu üzülerek gördük, yaşadık. Herşeyin üreticisi insan olduğu için, belki ileriki yıllarda, nostaljik de olsa bu tezgahların tekrar kurulup, üretime geçileceğini ümit ediyoruz.

1a.jpg (165180 bytes)10a.jpg (23641 bytes)11a.jpg (23974 bytes)12a.jpg (28873 bytes)13a.jpg (25380 bytes)14a.jpg (24130 bytes)

16a.jpg (25256 bytes)17a.jpg (25237 bytes)18a.jpg (20568 bytes)19a.jpg (21831 bytes)2a.jpg (25559 bytes)25a.jpg (18670 bytes)20a.jpg (23443 bytes)

21a.jpg (19585 bytes)22a.jpg (16557 bytes)24a.jpg (20019 bytes)30a.jpg (52247 bytes)3a.jpg (27867 bytes)29a.jpg (19129 bytes)28a.jpg (24334 bytes)

26a.jpg (15513 bytes)27a.jpg (15529 bytes)36a.jpg (27895 bytes)35a.jpg (24946 bytes)34a.jpg (21195 bytes)33a.jpg (16147 bytes)32.jpg (14016 bytes)31a.jpg (15132 bytes)

37a.jpg (17222 bytes)38a.jpg (20921 bytes)39a.jpg (23717 bytes)4a.jpg (25800 bytes)40a.jpg (19305 bytes)41a.jpg (16900 bytes)43a.jpg (50957 bytes)

42a.jpg (55642 bytes)8a.jpg (22761 bytes)7a.jpg (30073 bytes)6a.jpg (21278 bytes)46a.jpg (25643 bytes)45a.jpg (18474 bytes)

mangal kömürü

MANGAL KÖMÜRÜ

Mangal kömürü köyün en önemli geçim kaynaklarından biridir. Köy halkı yıllarca hayvancılığın ve tarım işlerinin yanında mangal kömürü işi ile uğraşmıştır. Mangal kömürü yapılıp ortaya getirilmesi oldukça zahmetli bir iştir. Bazı köylerde bu zahmetinden dolayı mangal kömürü yapılmayıp yakacak odunu yapılır fakat köyümüzde ve cevremizde bulunan bazı köylerde mangal kömürü yapma işi devam etmektedir.

Mangal kömürünün yapılmasında birinci aşama Orman müdürlüğü tarafından köy adına mahta verilmesiyle başlar. Köy halkı kesim zamanı ormandan odunları keser ve küçük istifler halinde odunları bir araya toplar. Odunları kesme ve doğrama işleri bittikten sonra köyden herkesin katılımıyla imece yapılır ve odunlar ocağa toplanır.

Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi

ocağa toplanan odunlar düzgün bir şekilde yığılır, odunların üzeri ormandan toplanan kuru yapraklarla örtülerek üzerine ıslak tozla delik kalmayacak şekilde örtülerek yakıma hazır hale getirilir. Yığılan odunların en altında ve merkezinde bırakılan kapıdan odunlar ateşlenir. Yığılan odunların bu haline kuyu denir. Kuyular kişinin tercihine göre 3-10 ton kömür çıkaracak büyüklükte olabilir. Bir kuyunun yanması bir hafta 10 gün arasında değişir. Kuyunun yanmasında en önemli özellik dışardan hava girmeden yanmasını sağlamaktır. Kuyuya hava aldırılmadığı için yanan yeri kendiliğinden söner ve tozla kömürün birbirinden ayrılması için kuyu çıkarma denilen işleme başlanır. Çıkarılan kömürlerin bütün çıkanlarına elleme denir .Ellemesi çok çıkan kuyu iyi yakılmış demektir ve makbul sayılır, ellemeler satılırken daha yüksek değerde satılır.

Ocakta tozundan ayrılan kömürler çuvallanılması için yığın yapılır. Yığın içinde ateş kalıp kalmadığının belirlenmesi için en az 1 gün daha beklenir ve satış için uygun zaman beklenir.


eski mutfak aletleri

MUTFAK ARAÇ GEREÇLERİ


HAŞHAŞ DİBEĞİ

Genellikle ahşaptan yapılır. Dışı oyularak süslenir. Haşhaş dövmek için kullanılır. Haşhaş büyükçe bir taş yardımıyla dövülür.

FINDIK KIRACAĞI

Fındıkları kırmak için kullanılan, tahtadan yapılmış, tokmaklı kap.

SARIMSAK DÖVECEĞİ

Sarımsakları ezmek için kullanılan, tahtadan ya da bakırdan yapılan kap.


SATIR

Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir tür bıçak

YAĞ TAVASI

Bazlama, ekmeği ya da börek pişirme sırasında üzerine sürülen yağın eritildiği saplı mutfak kabıdır. Yapımında bakır araç-gereçleri kullanılmaktadır.

MAŞRAPA

Su içmeden kullanılan, yaklaşık 10-15cm ağız çapında olan, kulplu bakır kap. Maşrapanın biraz daha büyüğü olan üsküre de ayran içmede kullanılmaktadır.


KARABİBER DEĞİRMENİ

Yemek yapımında baharat olarak kullanılan karabiberi öğütüp toz haline getirmeye yarar.

SİNİ

Sofraya yemek taşımak için kullanılan, genelde bakırdan yapılan, yuvarlak biçimli tepsi. Sinilerin taban yüzeyleri 5 veya 6 kollu yıldızlar, kartal, kuş, balık gibi figürler, selvi ve çiçek gibi bitki motiflerin yer aldığı dövme ve oyma tekni­ğinde zengin süslemelerle donatılmıştır.

LENGER

Kebap ve pilav çeşitlerinin konulmasına yara­yan, fazla yüksek olmayan, yayvan (tabandan yanlara doğru ge­nişleyen) bazen delikli bakır kaplara lenger denilmektedir.


KEVGİR

Sulu ve yağlı yiyecekleri süzmek için kullanılan, genelde bakırdan yapılan delikli kap.

Kevgiri soran bilmecemiz şöyledir.�El kadar yüzü var, kırk elli gözü var?�

GÜĞÜM

Güğüm, yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan yapılan su kabıdır. Çoğunlukla, içinde suyu soğuk tutmak için kullanılıyordu.

HAMUR TEKNESİ

Hamurun içinde yoğrulduğu ahşaptan yapılmış tekne biçimindeki nesnedir. Kışa hazırlık amacıyla yapılan yufka ekmeklerin veya bazlamaların hamurlarının karıldığı yerdir. Anadolu�da hemen hemen her evde imece usullüne göre hanımlar toplanarak ekmek yaparlar. Hamur teknesine Anadolu�nun değişik yerlerinde �ekmek teknesi�, �karmaç teknesi� ve �çakma� da denilmektedir.


YASLIAĞAÇ

Delikli ekmek, bazlama ya da yufka yapımında kullanılır. Hamurlar oklava yardımıyla yaslıağaç denilen tahtanın üzerinde açılır. Burada açılan hamurlar pişirilmek için sacın üstüne konulur. Yozgat�ta yaslıağaca, �ekmek tahtası� da denmektedir.

ELSIYIRAN

Demirden yapılan elsıyıran hamur kesme ya da hamur teknesini temizlemek için kullanılır. Çankırı�daki elsıyıran, Afyon�da �eysiran�, İç Anadolu�da �iğsiran�, Ankara�da �ısirani�, Aksaray�da �sirani� olarak bilinir.

SAC AYAĞI

Üzerine sac benzeri araçlar koymak ve altına kara ateş yakmak suretiyle herhangi bir pişirme etkinliğinde kullanılan üçayaklı demir malzeme.


DEMİR MAŞA

Demirden yapılan maşa, yufka yapımı sırasında sacın altına odun ya da kömür koymak için kullanılır. Yufka yapımı esnasında pek çok hanım görev alır. Kimisi yufkayı açarken kimisi yufkayı saca yerleştirir, kimisi de sacın altına odun veya kömür koyar. Bu işlem düzenli olarak yapılmalıdır ki, sacda ısı değişimi olmasın ve yufkaların hepsi aynı derecede pişsin.

OKLAVA

Hamur açmak için kullanılan silindir biçiminde, uzun veya kısa boyda, kalın veya ince tahta sopalardır. Daha kalınlarına �merdane� denir. Yufka yapımında hamur açan bayanlar hünerlerini oklava ile göstererek hamuru yırtmadan açmaya çalışırlar. Anadolu�da �yufka açmak� ifadesi kadar �yufka yazmak� ifadesi de kullanılır. Anadolu halk ağızlarında ise oklavaya, �okla�, �oklaa�, �oklaaç�, �oklağ�, �oklağaç�, �oğlağı�, �oklavaç� ve �oklavı� sözcükleri kullanılmaktadır.

ELEK

Un, kahve, kepek ve bulgur elekleri, ince ev elekleridir. Türlü işlerde kullanılan, türlü elekler, yerli ve dış tesirler dolayısı ile türlü adlar ile anılmaya başlanmıştır. Elekler, kasnağın bir tarafının ince tellerle çevrilmesi ile meydana gelir. Anadolu�da �ince elekler� için elenen, eleymen gibi, kökleri Türkçe olan sözler ile tanta gibi sözcüklerde kullanılmaktadır. Anadolu�da kıl eleklere car adı verilir.


ATTIRGAÇ

Ekmek yapımı sırasında yufkaları saçta pişirmek üzere sacın üstüne koymaya ya da saçta pişen yufkaları almaya yarar. Ekmek yapımında kullanılan bu alet, Denizli�de attırgaç iken Kırıkkale�de �evrağaç�, Yozgat�ta �evirgeç�, bazı yerlerde ise �çevigeç� olarak adlandırılır.

HELEZON

Demirden yapılmıştır. Un ve çeltik değirmenlerinde kullanılır.

SAC

Yassı demir çelik ürününden yapılmış dışbükey pişirme aracıdır. Kışa hazırlık amacıyla açılan yufka ekmekler veya gözlemeler burada pişirilir.


SOFRA

Yemek yerken kullanılan yiyeceklerin üzerine konduğu, üçayaklı, yuvarlak şekilli tahta yer sofrası.

SİNİ

Sofraya yemek taşımak için kullanılan, genelde bakırdan yapılan, yuvarlak biçimli tepsi. Sinilerin taban yüzeyleri 5 veya 6 kollu yıldızlar, kartal, kuş, balık gibi figürler, selvi ve çiçek gibi bitki motiflerin yer aldığı dövme ve oyma tekni­ğinde zengin süslemelerle donatılmıştır.

TAHTA YAYIK

Tereyağı çıkarmak için sütün içinde dövüldüğü veya çalkalandığı kap. Yapımında ahşap malzemeleri ve araç-gereçleri kullanılmıştır. Yayık yaymak eyleme çok eski zamanlardan beri yapılagelmektedir. Aslında Türklerde yağ çıkarmak için döğülen süt değil; daha çok yoğurttur. Hatta yağı alınmış yoğurt için �yavan, yavgan� sözleri kullanılır.


KAŞIKLIK

Kaşıkların içine konduğu, genellikle tahta ya da örme kap.

ŞİMŞİR KAŞIK

Şimşir ağacından yapılan kaşığın yapımında, testere, keser, sıyırkı ve törpü kullanılır. Ağacın budaksız dal kısmı testereyle yapılacak kaşık boyutuna göre takoz hâlinde kesilir. Daha sonra keser yardımıyla bu takoz boylamasına ikiye ayrılır. Bunlardan her biri bir kaşık olabilir. Önce keserle kaşığın kabaca sap kısmı yapılır. Ardından da sıyırkılarla iç kısmına şekil verilir. Daha sonra eğri kısımları törpü yardımıyla düzeltilir.

KÜLEK

Ahşap malzemeden yapılmış olan külek bir çeşit peynir saklama kabıdır. Külek yapımında ince sunta kullanılmıştır. Peynir kışa hazırlık amacıyla burada saklanır.


SÜT SÜZGECİ

Eğilerek yassılaştırılmış bir tahtanın etrafına gerilen tülbentin üstüne dökülerek sütün süzülmesi sağlanır.

PEYNİR KALIBI

Peynir, daha çok yoğurt yapmak için süt kaynatılırken, kesilmiş olan süte denir. Peynir ayrı bir mayalama yolu ile elde edilen bir süt ürünüdür. Bunun için de peynirin çeşitleri pek çok ve karışıktır. Peynirin türlü çeşitlerine kurut, çökelek, lor, teleme denir.

TOPRAK YAYIK VE YASTIĞI

Toprak Yayık:

Tereyağı çıkarmak için sütün içinde dövüldüğü veya çalkalandığı kap. Çömlek yapımında kullanılan malzemelerle üretilir. Bu yayıkların büyükleri olduğu gibi küçükleri de mevcuttur. Çalkalama sırasında çömleğin ağzı temiz bir kumaş ya da bez parçası ile kapatılır. Bir süre çalkalandıktan sonra çömleğin gövdesinde bulunan küçük bir delikten ince, uzun bir sopa sokularak yağın üste çıkıp çıkmadığı kontrol edilir.

Yastık:

Yayık sallama sırasında yayığın altına konulan yastıktır. Böylece yayık yere veya insanın dizlerine çarpmadan sallanabilir.


DERİ YAYIK

Tereyağı çıkarmak için sütün içinde dövüldüğü veya çalkalandığı kap. Bu yayığın diğer yayıklardan farkı deri olmasıdır. Üç adet sopaya sabitlenen deri yayık içinde süt dövülür. Deri olmasının ise önemli bir özelliği vardır. Deri yayık çalkalanırken içi terler. İçi terleyen yayık ise sütü soğuk tutar. Böylece sütün yağı ısınarak süte karışmaz.

SEFER TASI

Çeşitli yiyeceklerin taşınmasında kullanılan, üst üste birkaç kaptan oluşan bakır kaplar. Üst üste birkaç kattan oluşan, her katında sadece bir veya iki odası bulunan evler için �sefer tası gibi� benzetmesi yapılır.

SİTİL

Yoğurt ve su koymak için kullanılan bakır kap.


İBRİK

Su ve benzeri sıvıları koymaya yarayan emzikli ve kulplu bakır kap.

İbrik, pek çok bilmecede sorulur.�İki delikli bir kapı, bilmeyenin yok aklı?�, �Karnı kurnaz, burnu kurnaz, aç durur da susuz durmaz?�, �İl yatır, ilyascık oturur?�, �Ağzından yer, burnundan kusar?�, �İki delikli kuldurum, bilmeyeni vursun yıldırım?�

TIKIR

Tıkır, tamamen ahşaptan yapılmış, eğriltilerek yassılaştırılmış tahtaların birbirine tutturulmasıyla meydana getirilir. Yapımında ahşap malzeme ve araç-gereçleri kullanılır. Süt ve benzeri gıdaların taşımında kullanılır. �İşler tıkırında� ifadesi ile sözel bağlamda deyimleşen tıkır, işlerin yolunda olduğunun bir göstergesi haline gelmiştir. Her deyimin bir hikâyesi olduğu gibi bunun da hikâyesi vardır: Yaylaya çıkan köylüye tıkır içinde süt veya nevalesi getirilirse köyde işlerin yolunda, güzel olduğu anlaşılır.